YARIDA KALAN

Zeynep Çelik


Derler ki Doğu anlatır, Batı gösterir. Masallar, destanlar, hikâyeler Doğu’nun defterine yazılmıştır. Sözlü kültür Doğu’nun bağrında pişmiş, köy odalarından, nine dizinde anlatılan masallara kadar dört bir yana sirayet etmiştir. Her bir hikâye insanlığın o büyük hikâyesine eklenerek, dilden dile çoğalarak, büyüyüp serpilerek nesilden nesile aktarılmıştır.

Anadolu insanını da kapsayan Doğu toplumları meseleleri tahkiye usulü ile işlemeyi, mesajı muhatabına doğrusal olmayan bir şekilde vermeyi tercih eder. Bu nedenle bir edebî tür olarak hikâye Anadolu topraklarında büyük yankı bulur. İnsanımız yaşamın içinde nefes alan hikâyelere teveccüh eder. Kaleme alınan bir öykü her okurda kendini çoğaltır. Her zihinde yeni bir karşılık bulur. İnsan hikâyelerle hayatı anlamlandırmaya çalışır, kâh karakterin yerine kendini koyarak kâh henüz adını koyamadığı bir duyguyu tanımlayarak kâh aynalarla yüzleşerek…

Diyanet İşleri Başkanlığı da yayın politikasında hikâyelerin bu etki gücüne yer açmış, gerek süreli yayınlarında gerek neşrettiği kitaplarda okurunu birbirinden kıymeti öykülerle buluşturmuştur. Yine Başkanlık bünyesinde çıkan Kitaptakvim’le birbirinden kıymetli yazarların öykü ve denemeleri bir araya getirilerek kıymetli bir esere imza atılmıştır.

Kitap Takvim 2019’dan derlenen öykülerden oluşan ve iki kitap hâlinde neşredilen Yarıda Kalan da hikâyenin devam ettiğini anlatıyor bize… Ne de olsa yarım kalan şeyler sonsuzluğa sarkar, yarım kalan hikâyeler sonsuza kadar sürer. Yarıda Kalan’da ülkemizin değerli kalemlerinden Cihan Aktaş karşılar bizi “Evrenin İkizi Bir Takvim” hikâyesiyle: “İyi ki takvim yaprakları düşüyor kütüphanemdeki eski kitapların sayfaları arasından bazen ve dünyanın yeni bir katmanının bir selam ve tebessümle hayırlı işler işlemeye çağırdığını hissettiğim yıllara götürüyor.” Mehmet Kahraman “Beklemek” öyküsünde beklemenin yorgun düşürdüğü bir kalbin serencamını anlatır. Handan Acar Yıldız “Elma Şekeri” ile sadece çocukların almak istediği şeyleri satmayı arzulayan bir babanın hüznünü yansıtır. Hasibe Çerko “Beyaz Kıyılar İçin Bu Şarkı”der. Safiye Gölbaşı “Ardıcın Yanılgısı”nı anlatır. Okur, ardıç kuşunun hikâyesinde benlik arayışının izini sürer. Ayşegül Genç “Uçurum”ların sadece hırçın deniz kenarlarında, yalçın dağların yamacında olmadığını hatırlatır. Üstelik bazen o uçurumlardan düşmemek için küçük bir kızın içten kucaklaması da kâfidir.


Zeynep Çelik