İKİ DEVLET TEK MİLLET KARDAŞ AZERBAYCAN

Cüneyt Durhan

Azerbaycan, Asya ile Avrupa’nın kesişim noktasında yer alan Kafkasya’nın en güzel ülkesi. Hazar denizinin kenarında kurulu ülke, dünyanın en eski ve en zengin petrol alanlarından birine sahip. Halk arasında ülkenin adının Pehlevîce âzer “ateş” ve bâykân “muhafız” kelimelerinden teşkil edilmiş olduğu veya Azarbâz b. Bîvaresf şahıs adından geldiği söyleniyor.

Tarihi M.Ö. 6000’li yıllara dayanan ülke, Urartular, Persler, Romalılar, Sasaniler, Moğollar gibi birçok devletin hâkimiyeti altına girmiş. Hz. Ömer (r.a.) döneminde İslam topraklarına katılmış. Hz. Osman (r.a.) burada İslamiyet’in yayılması için yoğun bir gayret göstermiş. Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Zaferi (1514) ile Osmanlı hâkimiyetine giren ülkede 18. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlıların bölgedeki güç ve nüfuzunun gittikçe zayıflamaya başlaması sebebiyle Rus kuvvetleri sık sık görülmeye başlamış. Çarlık Rusyası sömürgecilik faaliyetlerinde bulunmuş. 1918’de Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti ilan edilmiş. Böylece tarihte ilk defa Azerbaycan adıyla bir Türk devleti kurulmuş. Ülke, Latin alfabesini benimseyen ilk Türk devleti olmuş. Lakin Rus işgalleri bitmemiş. Son olarak 1990 Aralık ayında “Sovyet Sosyalist” ifadesi çıkarılmak suretiyle cumhuriyetin adı Azerbaycan Cumhuriyeti hâline getirilmiş.

Hem ülkemize yakınlığı hem kültürel ve gönül bağımızdan dolayı kardeş olarak adlandırdığımız Azerbaycan Türkiye’den gelen kardeşlerine büyük değer vermektedir. Öyle ki Bakü, Şeki ya da Gence sokaklarında gezerken sizlere gösterilen ilgi ve yakınlıktan bunu fazlasıyla hissedebilirsiniz. Özellikle son zamanlarda kardeşlerimize yapılan bu zulüm karşısında onların yanında olduğumuz için bizler daha çok sevdiklerini ve önemsediklerini düşünüyorum. Azerbaycan para birimi olarak Manat kullanıyor. 100 Türk Lirası yaklaşık 21 Manat’a karşılık geliyor. Azerbaycan, ülkemiz vatandaşlarından turistik geziler için vize istemiyor. Ziyaret için en uygun dönem mayıs, haziran, eylül ve ekim ayları. Gezi için 4 ya da 5 gününüzü ayırmanız yeterli olacaktır.

NASIL GİDERİM? Azerbaycan’a ziyaretinizde hava yolunu kullanmak zorundasınız. Kara sınırları turizme açık değil. Başkent Bakü’ye İstanbul ve Ankara’dan her gün karşılıklı seferler düzenleniyor. Uçuş süresi yaklaşık 3 saat. Başkent Bakü’de turistik yerler kent merkezinde olduğu için araçsız dolaşabilirsiniz. Şeki ve Gence’ye ise autosbusca denilen otobüs terminallerinden minibüslerle rahatlıkla ulaşım sağlayabilirsiniz.

GÖRMEDEN GEÇME
İçeri Şehir: Bakü’nün kalbidir. Tüm etkinlikler ve genel kalabalık bu bölgededir. Kale surlarının içerisinde kalan bölge; birçok tarihî bina, saray ve aynı zamanda Kız Kulesi’ni barındırmaktadır. Burası 2002 yılında Unesco Dünya Mirası koruma listesine alınmıştır.
Kız Kulesi: İçeri şehirde yer alan kule, belki de Bakü’nün en özel ziyaret noktalarından biri özelliğini taşımaktadır. 12. yüzyılda inşa edilen 28 metre yüksekliğindeki bu kulenin hikâyesi ülkemizde bulunan Kız Kulesi’yle benzeşmektedir. Efsaneye göre kardeşi (bazı kaynaklarda hükümdar babası) tarafından kalede saklanan Bakü hanının kızı, bu azaba dayanamaz ve kendini kalenin üzerinden Hazar Denizi’nin sularına bırakır.
Diğer rivayete göre ise hemen önce ""Göz Kalesi"" adlandırılmış, zamanla bu isim halk deyiminde değişerek ""Kız Kulesi"" şeklini almıştır. 4-5 metre kalınlığındaki kule savunma amacıyla kullanılmış. Kule öyle bir formda inşa edilmiş ki kent düşman tarafından fetih edilse de dönemin hükümdarı veya çevresi kalenin kapılarını kapatarak uzun süre direnç gösterebilirmiş.

Kobustan: Ülkenin en önemli millî parkıdır. 2007 yılında Unesco Dünya Mirası listesine giren park, içerisinde kaya üzerlerinde eski zamanlardan kalma petrofil grafikler bulunmaktadır. Millî Park girişinde ayrıca küçük bir müze bulunmaktadır.

Letif Kerimov Halı Müzesi: Bakü şehir merkezinde yer alan müze, dünyanın ilk ve en büyük halı müzesi olma özelliğini taşıyor. Binanın çatısı rulo yapılmış halı şeklinde. Müzede, 6000 civarında halı sergileniyor, ülkenin en büyük halısı da burada bulunuyor.

Azerbaycan Ulusal Tarih Müzesi: 1920 yılında kurulan müze, Bakü’nün en büyük müzesidir. Tagiev sokağında yer alan müze iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ülkenin tarihî ve kültürel mirasları sergilenmekte, diğer bölümdeyse petrol zengini Hacı Zeynel Abidin’in ev ve kültürel mekânları gösterilmektedir.

Şihvanşahlar Sarayı: 15. yüzyılda, Şihvanşahlar hanedanın şahı İbrahim Halilullah tarafından yaptırılmış. Eski şehir surlarının hemen yanında bulunan ve muhteşem mimariyle yapılan saray, döneminde Doğu’nun en önemli eserlerinden birisi olmayı başarmıştır.

Haydar Aliyev Kültür Merkezi: Büyük lider Haydar Aliyev adına ithaf edilen kompleks, gezilmesi gereken yerlerin başında gelmektedir. Bu komplekste dünyanın farklı noktalarından toplanmış büyük bir araba koleksiyonu bulunmaktadır. Burada fotoğraf çekilmesine kesinlikle izin verilmediğini söylemekte yarar var. Merkezin geniş bahçesi aynı zamanda Bakülülerin aileleriyle vakit geçirmek istedikleri yerlerden biri.

Bakü Ateşgâhı: Bakü’ye yaklaşık 30 dakika uzaklıkta yer alan ateşgah dünyanın üç Mecusi tapınağından biridir. Ateşgahın diğer anlamı ateş mabedidir. Ebedî ateşin sönmediğine inanılan bu tapınağa her yıl özellikle Hindistan’dan ziyaretçiler gelmektedir.

Şehitler Hiyabanı: Bakü muharebesinde şehit düşmüş kahraman askerlerin defnedildiği yerdir. Bu şehitliğin içerisinde aynı zamanda bu coğrafyada şehit düşmüş Türk askerlerinin de mezarları bulunmaktadır. Şehri gören hâkim bir tepede yer alan şehitliğe ulaşmak için füniküleri tercih edebilirsiniz.

Şeki: Ülkenin en önemli turistik şehirlerindendir. Bakü’den yaklaşık beş saat uzaklıkta Kafkas Dağlarının eteğinde kurulmuştur. Tarihî mekânları, sarayları ve doğal güzellikleriyle keyif alınacak şehirlerden biridir. Şehir, 2019 yılında Unesco Dünya Mirası listesine girmiştir. Muhteşem bir mimariyle yapılan Hanlar Sarayı’nı ziyaret etmeden şehirden ayrılmamanızı öneririm.

Gence: Ülkenin en güzel kentlerinden biridir. Ülke bağımsızlığını kazandığında başkentlik unvanını almıştır. Gence Çayı’nın iki yakasında ve Kafkasya dağlarının eteklerinden yer alan Gence, Bakü’ye beş saat uzaklıktadır. Şehirde Şah Abbas Camii ve İmamzâde Türbelerini görmeden ayrılmamanızı öneririm.

YEMEDEN DÖNME Azerbaycan mutfağı, Türk mutfağıyla oldukça benzerlik gösterir. Mutfaklarının başlıca temel besini tabii ki ettir. Azeriler et ve hamur işini sofralarından eksik etmezler. Misafirliğe gittiğiniz evlerde göreceksiniz ki masalarda hediyelik şeker, bisküvi eksik değildir. Ayrıca çayhanelerde çayın yanında şeker olarak reçel (tatlı ya da mayhoş tatlı) ikram edilmektedir. Kardeşlerimiz çayı bu şekilde çok severek tüketiyorlar. Ayrıca Azeri çayının bizim çayımıza göre daha açık ve demsiz olduğunu belirtmekte fayda var. Benim çokça sevdiğim kıymalı, patatesli, otlu, peynirli olarak yapılan “qutab”ı yani Azerbaycan gözlemesini denemenizi öneririm. Yine “düşbere” denilen Azerbaycan mantısı mutlaka tadılacaklar listesine eklenmelidir. “Dovga” dedikleri yoğurt ve yeşilliklerle yapılan çorbaların tadı nefistir. Yine bizdeki gibi “dolma” ve ülkenin en popüler kebabı olan “lüle kebabı”nı mutlaka tatmalısınız. Dana ve koyun etinden yapılan “tike kebabı” alternatif bir lezzet olabilir. Kuzey İran ve bizim Doğu illerimizden tanıdık olan nohut ve etin çömlekte getirildiği “piti”, Gürcistan’ın lezzetlerinden bilinen “hingel mantısı”, şerbetsiz ve katı bir hamurun içerisinde fındıkla yapılan “şekerbura” ve büyük çörek tarzında yapılan ve hafif şerbetli olan “badambura”yı tatmadan ülkeden ayrılmamanızı tavsiye ederim. Ayrıca ilginç bir yabani meyveden yapılan ve yemeklerden önce demir sürahide servis edilen “feyxoa” şerbetini mutlaka denemelisiniz, ben bayılmıştım.

ALMADAN GELME Azerbaycan, hediyelik konusunda zengin bir ülkedir. Birçok seramik ve el işi ürünleri şehrin hediyelik eşya satış noktalarından temin edebilmek mümkün. Aynı zamanda büyük alışveriş caddeleri ziyaretçilerini içerisine çekmektedir. Sevdikleriniz için magnet, biblo, kilim, cam işçiliği, baharat, bakır el işçilikleri, deri ve keçe ürünler satın alabilirsiniz. Bizim Gaziantep baklavası gibi Şeki’nin de baklavaları çok popülerdir ve sevdikleriniz için çok lezzetli bir hediye olabilir.
"

Cüneyt Durhan